ACS_0751.JPG

Merhaba,

Ben Zişan Benan.

Benim Yolculuğum

Her insanın yaşamında bazı dönüm noktaları olduğuna inanırım. Benim dönüm noktam 2017 yılında yaşadığım mental çöküş ile başladı. Hayatımda ilk defa içimden yükselen bir isyan, hissettiğim derin çaresizlik ile kalbimin çağrısını izlemeye başladım. Yol beni hiç bilmediğim bir yere götürüyordu. Korktum, meraklandım, şaşırdım ama vazgeçmedim de. Kırılmış ve korkmuş yüreğimi takip etmeye başladım. Çünkü neredeyse elimde kaybedecek çok da bir şeyimin kalmadığı bir noktaya gelmiştim. İçine hapsolduğum ve beni her gün daha fazla boğan mevcut hayatımdan bir çıkış yolu ararken aldığım bir farkındalık ve sezgisel şifa çalışmasıyla hayatımın yönü tamamen değişti. O çalışmadan çıktıktan sonra ben eski ben değildim ve içimde derinlerde bir yerlerde bundan sonra hayatımın hiçbir şekilde aynı olmayacağını biliyordum. Hiç planlarımda yokken çağrımı izlemeye devam ettim. Aldığım çalışmalarla tıpkı bir yılan gibi deri değiştirdim. Hayatımda birçok defa olduğu gibi o zamandan bu zamana birçok defa öldüm ve her seferinde kimi zaman sancıyla, kimi zaman ağlaya ağlaya, kimi zaman kahkahalar atarak yeni ben'i doğurdum. Bugün bu döngü hala devam ediyor. Ve etmeye de devam edecek. Zira yol sonsuz, tıpkı ruhum gibi.

Bütün bunlardan önce kırılmayı, saklanmayı ve insan ( unutan ) olmayı öğrendim. Sonra hayat beni kollarına aldı ve yüreğimin derinliklerine bir çağrı yerleştirdi. Çağrım önce gözyaşım, sonra değişme korkum, sonra öfkem ve en sonunda da isyanım oldu. Her çağrıda daha derin kaydı ayaklarım, yerlere kapandım. Ve bir gün çağrım koskocaman oldu. Kükredi, hayatım paramparça oldu.

O zamanlar korkarken, şimdi geriye dönüp baktığımda daha geniş bir kaba geçmek için eskisinin paramparça olduğunu biliyorum. Nitekim herşeye rağmen o çağrıyı takip ettim ve kendim için sorumluluk almayı, kendime adanmayı, bir emektar ve bir sanatçı olmayı öğrendim. İnsan olmanın getirisiyle "unuttuğum" şeyleri birer birer hatırlamaya başladım. Bir yapbozu birleştirir gibi, gelen her parçayla yeni beni oluşturdum yüreğimde.

Önce hayat beni ilmek ilmek dokudu, yeterince piştiğimde ise ben payıma düşeni teslim alıp yeni kendimi dokumaya başladım.

 

Bu süreçlerde "insan olma" halini iliklerime kadar yaşadım. Ağladım, üzüldüm, incindim, sevindim, şükran duydum, aşık oldum, eğlendim, öğrendim, ızdırap çektim, öldüm ve her ölümle bir Anka Kuşu gibi tekrar doğdum.

Birçok eşikten geçtim. Bu eşiklerden geçerken bazı öğretmenlerim heybeme hatırlamam için zaten bildiklerimi koydular. Kimi zaman ben kendi heybemi doldurdum. Bazı zamanlar heybem o kadar coşkunca taştı ki bu kimilerine yazılarımla, kimilerine sesimle, kimilerine videolarımla, kimilerine çalışmalarımla çağrı oldu.

Bugün hala öğreniyorum ve hatırlıyorum. Bunları yaşarken başkalarına da hatırlamaları için kimi zaman eğitimlerimle, kimi zaman bireysel çalışmalarımla, kimi zaman yazılarımla, kimi zaman videolarımla aracı oluyorum. Sadece bir vesileyim. Ve yol sonsuz, biliyorum. Hayatımın son birkaç yılında kendime sıkça "Kimim Ben ?" diye sordum. Yıllar geçtikçe okuduğum okullar, aldığım eğitimler, edindiğim statüler, oluşturduğum imajlar bu soruma cevap olamamaya başladı. Sonra farkettim ki cevap zaten hiçbir zaman bunlar değildi. Çünkü yaşamın kudreti ve değişkenliği karşısında "Ben buyum işte !" diye tutunabileceğim nihai bir şey yoktu.

Yine de, bu yazdıklarımın sana biraz da olsa bana dair esinti vermesini ve içinde varsa eğer açığa çıkmak için alan kollayan o derin çağrıya temas etmesini dilerim.

Kalbimle.